EISSN - 2528-9926      |      Home      |      Contact
 
 
Volume: 1  Issue: 1  Year: 2016
Current Issue Archive Popular Article Ahead of Print Submit Your Article
INDEXED/ABSTRACTED IN
The International Journal of Antisepsis Disinfection Sterilization (IJADS) is indexed in Google Scholar, ResearchGate





 
Int J Antisep Disinfect Steril: 1 (1)
Volume: 1  Issue: 1 - 2016
Hide Abstracts | << Back
OTHER
1.Front Matter
Front Matter
Pages I - VI
International Journal of Antisepsis Disinfection Sterilization (IJADS) is a publication of the “Society of Disinfection Antisepsis Sterilization (DAS)” in Turkey. The Journal is published every four months and one volume consists of three issues. The journal publishes disinfection, antisepsis, sterilization, hospital infection, antimicrobial resistance and related subjects in the field of original research, case report, reviews and letters to the editor are published in English.

EDITORIAL
2.Editorial
Murat Günaydın
doi: 10.14744/ijads.2016.54264  Pages VII - VIII
Our studies which were started in 1990s as local symposium of “Sterilization and Disinfection” have turned into a national congress in 2000s and drawn a great attention. This great interest has also brought about the establishment of “Disinfection, Antisepsis and Sterilization (DAS) Association” in Turkey in 2004.

RESEARCH ARTICLE
3.Attitudes of operating theater workers toward patient safety
Fatma Susam Özsayın, Türkan Özbayır
doi: 10.14744/ijads.2016.98608  Pages 1 - 6
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarını değerlendirmek amacıyla yapıldı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi çalışanı 200 kişi (cerrah, anestezist, anestezi hemşiresi, anestezi teknisyeni ve ameliyathane hemşiresi) araştırma kapsamına alındı. Veriler Güvenlik Tutumları Ölçeği ve Çalışan Bilgi Formu kullanılarak elde edildi. Güvenlik Tutumları Ölçeği-GTÖ (Safety Attitudes Questionnaire-SAQ-Operating RoomVersion) Teksas Üniversitesinde Sexton ve arkadaşları tarafından ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarını ölçmek amacıyla geliştirilmiş ve geçerlik güvenirlik çalışması 2006 yılında yapılmış bir ölçektir. Ekip işbirliği, iş memnuniyeti, yönetimle ilgili düşünceler, güvenli ortam, çalışma koşulları ve stres düzeyinin belirlenmesi gibi güvenliğin sağlanmasıyla ilgili 6 alanda veri toplamamızı sağlayan ölçeğin, bazı maddeleri olumsuz ifadeler içermektedir. Olumsuz ifadeler ters çevrilerek puanlandığı için; daha yüksek puan, daha olumlu tutumlar anlamına gelmektedir. Verileri betimsel olarak sunmak için frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanıldı. Veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA), t testi, Kruskall Wallis H Testi, Mann Whitney U Testi kullanıldı. Araştırma öncesi Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Bilimsel Etik Kurulundan, araştırmanın yapılabilmesi için Kamu Hastaneler Birliği Güney Sekreterliğinden yazılı izin ve ameliyathane çalışanlarından sözlü izin alındı.
BULGULAR: Ameliyathane çalışanların %42,5’i 30-39 yaşları arasında idi. Çalışma grubunun %33.5’i cerrah, %14.5’i anestezist, %41’i ameliyathane hemşiresiydi ve %37’si bulundukları uzmanlık alanında 11 yıl ve üstü deneyimleri olduklarını belirttiler. Çalışanların %46.5’i işe yeni başladıklarında oryantasyon programı uygulandığını belirtmiştir. Çalışma grubundaki personelin Güvenlik Tutumları Ölçeği ortalama puanları incelendiğinde, iş memnuniyeti için ortalama puanı 63.13±20.27, stres düzeyinin belirlenmesi için ortalama puanı 28.55±14.67 ve hasta güvenliği tutumlarının toplam puanlarının ortalamaları 52.51±11.78 olarak saptandı. Ameliyathane çalışanlarının pozisyonları ile hasta güvenliği tutum puanları ortalaması Kruskal Wallis analizi ile karşılaştırıldığında; pozisyon gruplarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Ameliyathanede çalışanların tanıtıcı özellikleri ile, güvenlik tutumları karşılaştırıldığında; 6-10 yıl ve 11 yıl ve daha fazla süreyle uzmanlık deneyimi olanlar, kurumda çalışmaya başlarken oryantasyon programına katılanlar ile kurumda hizmet içi eğitim programlarına katılanların güvenlik tutumları puan ortalamalarının yüksek, aralarındaki farkın anlamlı olduğu belirlendi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışanların stres düzeyini azaltacak uygulamaların planlanması, çalışma saatlerinin yasalara göre düzenlenmesi, kurumda çalışmaya başlamadan önce tüm çalışanların oryantasyon programına katılması, meslek gruplarının birbirleri ve diğer ekip üyeleri ile iletişim ve işbirliğini geliştirecek uygulamaların düzenlenmesi, hasta güvenliği ile ilgili hizmet içi eğitim programları hazırlanıp yönetim kadrosu da dahil edilerek tüm çalışanların katılması önerilir.
INTRODUCTION: This research was performed to evaluate the attitudes of operating theater staff members toward patient safety.
METHODS: A survey was conducted of 200 operating theater members of staff (surgeons, surgical assistants, anesthetists, assistant anesthetists, anesthesia technicians, anesthesia nurses, and operating theater nurses) at Izmir Katip Çelebi University Atatürk Training and Research Hospital. An employee information form and the version of the Safety Attitudes Questionnaire (SAQ) designed for operating theater employees were used to collect data in six areas: team cooperation, job satisfaction, thoughts on management, safety environment, working conditions and stress level. Average, standard deviation, frequency, and percentage were used to provide descriptive data. One-way analysis of variance (ANOVA), t-test, Kruskall-Wallis H test, and Mann-Whitney U test were used to evaluate the data.
RESULTS: Data indicated that 42.5% of operating theater employees surveyed were between the ages of 30-39. It was determined that 33.5% of the group were surgeons, 14.5% were anesthetists, and 41% were operating theater nurses; 37% had 11 or more years of experience in their field of specialization. According to the research, 46.5% of the employees had participated in an orientation program when they first started to work at the hospital. The SAQ mean score for job satisfaction it was 63.13±20.27, the mean for stress levels was 28.55±14.67, and the total mean score for patient safety attitude was 52.51 ±11.78. When mean scores for patient safety were compared according to participants’ area of expertise using Kruskall-Wallis analysis, it was found that there was a statistically significant difference. It was also determined that employees who have specialized experience of 6-10 years and 11 years or more, had been participants in job training or had attended an orientation program had higher safety attitude point average.
DISCUSSION AND CONCLUSION: A plan was proposed to reduce employee stress levels, regulate work hours, have operating theater employees attend an orientation program, improve communication and collaboration between and among teams, and to support operation theater employees and directors joining educational programs related to patient safety.

4.Biofilm production and biocidal efficacy in multidrug-resistant Pseudomonas aeruginosa and Acinetobacter baumannii isolates
Burcu Sebit, Burak Aksu, Ayşegül Karahasan Yagcı
doi: 10.14744/ijads.2016.08208  Pages 7 - 12
GİRİŞ ve AMAÇ: Dirençli Gram-negatif bakterilerin neden olduğu nozokomiyal infeksiyonlar, son yıllarda hastanelerin önemli problemi haline gelmiştir. Antiseptikler ve dezenfektanlar, nozokomiyal infeksiyonlarının önlenmesinde ve infeksiyon kontrol çalışmalarında önemli bir rol almaktadır. Gram-negatif bakterilerin bir kısmı antiseptik ve dezenfektanlara direnç göstermektedir. Bu nedenle, bu dirençli mikroorganizmalar tarafından oluşturulan nozokomiyal infeksiyonları önlemek için, uygun antiseptik ve dezenfektanların seçimi önemlidir. Bu çalışmada Pseudomonas aeruginosa ve Acinetobacter baumannii izolatlarında antimikrobiyal duyarlılığı ve hastanemizde kullanılan antiseptik ve dezenfektan maddelerin etkinliği ve biyofilm üretiminin dirençle ilişkisi araştırıldı.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışmaya Ocak - Aralık 2014 tarihleri arasında çoklu ilaç dirençli 50 Pseudomonas aeruginosa ve 50 Acinetobacter baumannii suşu alındı. Biyofilm üretimi, mikroplak yöntemi ile spektrofotometrik olarak saptandı. Sodyum hipoklorit, klorhekzidin, orto-fitalaldehit (OPA), perasetik asit (PA) ve perasetik asit/hidrojen peroksit için aktivite süspansiyon yöntemi ile tayin edildi.
BULGULAR: Çoklu ilaç dirençli A. baumannii ve P. aeruginosa suşlarında, hastanemizde sıklıkla kullanılan antiseptik ve dezenfektanlardan klorhekzidin %98, sodyum hipoklorit %90, OPA %96, PA %94, perasetik asit/hidrojen peroksit %96 oranında etkili bulundu. Antibiyotik duyarlı A. baumannii ve P. aeruginosa suşlarında ise, klorhekzidin, OPA ve PA %100, sodyum hipoklorit %98, perasetik asit/hidrojen peroksit ise %94 oranında etkin olduğu saptandı. Biyofilm üretimi ile biyosidal direnç ilişkisi incelendiğinde, biyofilm üreten A. baumannii suşlarında herhangi bir dezenfektan-antiseptik direnci %22 iken, bu oran P. aeruginosa suşlarında %2’dir. Biyofilm negatif suşlarda dezenfektan-antiseptik direnci A. baumannii için %2, P. Aeruginosa için ise %6 idi. Biyofilm üretimi ve dezenfektan direnci, P. aeruginosa’ya kıyasla, A. baumannii grubunda anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p<0.05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: İncelenen antiseptik/dezenfektanların hastanemiz yoğun bakım ünitesinden izole edilen nonfermentatif Gram-negatif bakterilere karşı %90 ve üzeri oranda etkin olduğu saptandı. Periyodik aralıklarla, izole edilen patojenler üzerinde kullanılan antiseptik/dezenfektanların etkinliğinin test edilmesi akılcı olacaktır.
INTRODUCTION: Nosocomial infections caused by resistant Gram-negative bacilli have become a major problem for hospitals in recent years. Antiseptics and disinfectants play an important role in the prevention of nosocomial infections and in the management of infections. Some Gram-negative bacilli also show resistance to antiseptics and disinfectants. Therefore, the selection of proper antiseptics and disinfectants is crucial to prevent nosocomial infections produced by these resistant organisms. In this study, we investigated the biofilm production, antimicrobial susceptibility, and biocidal activity of commonly used antiseptics and disinfectants in our hospital setting against Pseudomonas aeruginosa and Acinetobacter baumannii isolates.
METHODS: Between January and December-2014, a total of 50 Pseudomonas aeruginosa and 50 Acinetobacter baumannii strains, which were multidrug-resistant (MDR) strains, were included in this study. Biofilm production was identified spectrophotometrically by the microplate assay. Activity of sodium hypochlorite, chlorhexidine, orthophthalaldehyde (OPA), peracetic acid (PA), and peracetic acid/hydrogen peroxide was studied with suspension tests.
RESULTS: Commonly used disinfectant-antiseptics were found to be effective against multi-drug resistant A. baumannii and P. aeruginosa strains as follows, chlorhexidine 98%, sodium hypochlorite 90%, OPA 96%, PA and peracetic acid/hydrogen peroxide 94%. The rates of efficacy against the antibiotic-susceptible A. baumannii and P. aeruginosa were found to be 100% for chlorhexidine, OPA and PA, 98% for sodium hypochlorite, and 94% for peracetic acid/ hydrogen peroxide. Considering the relationship between the biofilm production and biocidal activity, 22% of biofilm-producing strains of A. baumannii were found to be resistant to any all disinfectants-antiseptics tested, while this rate was 2% in the P. aeruginosa strains. Disinfectant resistance rates were 2% and 6% for biofilm-negative A. baumannii and, P. aeruginosa strains, respectively. Biofilm production and disinfectant resistance were found to be significantly associated with A. baumannii, compared to P. aeruginosa (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Tested antiseptics-disinfectants showed 90% efficacy to Gram-negative non-fermentative bacteria isolated in the intensive care unit in our hospital. It would be reasonable to perform further efficacy tests for commonly used antiseptics and disinfectants on a regular basis.

REVIEW
5.Dare to change
Wim Renders
doi: 10.14744/ijads.2016.76486  Pages 13 - 18
Bu yazıda, World Forum for Hospital Sterile Supply (WFHSS) eski başkanı olarak, sterilizasyon dünyası hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle ulusal sterilizasyon derneklerinin ne kadar önemli bir rol oynadığının ve oynamakta olduğunun altını çizmek isterim. Bu dernekler geçen yüzyılın 70-80 ve 90’lı yıllarında kurulmuş ve sterilizasyonun evrimi için önemli bir katalizör olmuşlardır. Uluslararası temaslar da giderek artmıştır. Dernekler arasındaki işbirliğinin daha iyi ulusal uygulamalara yol açtığı hızla anlaşılmıştır. Bu durum daha sonradan World Federation for Hospital Sterilization Sciences’a dönüşen EFHSS’nin (European Forum for Hospital Sterile Supply) kurulması için temel olmuştur. Kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken nokta Merkezi Sterilizasyon Ünitelerinin steril malzeme hazırlama sürecindeki en kritik adım olan teorinin pratiğe dönüştürülmesinden sorumlu olmalarıdır. Bunun en iyi şekilde yapılabilmesi için en yüksek düzeyde ve teknolojide kanıta dayalı uygulama esastır. Bu uygulamalar küresel boyutta uygulanabilir olmalıdır. Hızla değişen hastane ortamı içinde, sterilizasyon da değişime istekli olmalıdır. Gelecekteki sterilizasyon üniteleri yatırımını tartışmasız kalite, yüksek esneklik, mükemmel servis ve hasta bakımındaki personelin dikkati üzerine yapmak zorundadır. Bu, açık bir görüş ve değişim için cesaret gerektirir!
As departing president of the World Forum for Hospital Sterile Supply (WFHSS), now the World Federation for Hospital Sterilization Sciences, I would like to offer my view on the world of sterilization. I would first like to underline the important role national sterilization associations have played and continue to play. Established in the 1970s to the 1990s, they have been a major catalyst for the evolution of sterilization. International contact between them became more and more frequent and it was soon apparent that cooperation between associations could lead to better national practice. That was the basis for the creation of the European Forum for Hospital Sterile Supply (EFHSS), from which WFHSS originated. What certainly must not be overlooked is that Central Sterile Supply Departments (CSSD) are responsible for the most critical step, namely the conversion of theory into practice. In order to do this well, an evidence-based definition of “state of the art” is essential and this definition should be globally applicable. To grow with a rapidly changing hospital environment, sterilization professionals must be willing to change. In the future, investments will have to be made in uncompromising quality, a high degree of flexibility and excellent service, attention to members of staff, and especially patient care. This requires an open mind and courage - the courage to change!

6.Sterilization practices and hospital infections: Is there a relationship?
Duygu Perçin
doi: 10.14744/ijads.2016.76476  Pages 19 - 22
Tıbbi aletlerin yeniden kullanıma hazırlanması işlemi, transfer, ön-temizlik ve dekontaminasyon, hazırlık ve bakım, paketleme, sterilizasyon, depolama, kullanım anına kadar sterilliği korunarak saklama basamaklarının tümünü içeren bir işlemler dizisidir. Hastanelerde iyi sterilizasyon uygulamaları için yazılı protokollerin oluşturulması, ulusal ve uluslararası kılavuzlara uyulması, eğitimli personel istihdamı ve eğitimin devamlılığı, tüm sürecin kontrolü ve validasyonu, tüm işlemlerin kayıt altına alınması ve başarılı bir kalite yönetimi zorunludur. Literatürde hastane enfeksiyonları ile sterilizasyon uygulamaları arasında bağ olduğunu gösteren tüm vakalar aslında kötü veya yanlış uygulamalardan kaynaklanan olgular ve salgınlardır.
Reprocessing of medical instruments is a series of steps involving transfer, pre-cleaning and decontamination, preparation and maintenance, packaging, sterilization, and storage until the moment of use. Good sterilization practices in hospitals require written standard operational procedures (SOP), compliance with national and international guidelines and norms, employing trained staff and continuing their education, validating and monitoring the process, recording all steps taken during the process, and maintaining successful quality management. All of the literature reporting a relationship between hospital infections and sterilization are, in fact, cases or epidemics originating from poor or bad sterilization practices.

7.Surgical hand washing: A systematic review
Fadime Gök, Filiz Kabu Hergül, Türkan Özbayır
doi: 10.14744/ijads.2016.32042  Pages 23 - 32
Amaç: El antisepsisi cerrahi alan enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu derlemede, cerrahi el yıkama yöntemi ve kullanılan antiseptiklerin etkinliğinin karşılaştırılması ile ilgili çalışmaların sistematik olarak incelenmesi amaçlandı.
Yöntemler: Bu çalışmada Ağustos 2009 – Eylül 2014 tarihleri arasında yayınlanmış 23.450 çalışma incelendi. “EBSCO”, “Pubmed”, “MEDLINE”, “Cochrane Library”, “Science Direct,” “Google Akademik” “ULAKBIM” veri tabanları “Surgical hand washing” “comparison of surgical hand scrubbing solutions” ve “operating room” anahtar kelimeleri kullanılarak tarandı. Elde edilen çalışmalardan sadece randomize kontrollü (RKÇ) ve deneysel 14 makale incelemeye alındı. Bu makaleler, yazarları, yıl, başlık, amaç, örneklem, yöntem, bulgular, tartışma ve sonuçları içeren bir düzen içerisinde kronolojik sıraya göre verildi.
Bulgular: Bu sistematik inceleme doğrultusunda elde edilen bulgulara bakıldığında, çalışmaların çoğunda geleneksel el yıkama (sabun ya da povidon iyot ile fırçalama) yerine alkol bazlı el yıkama ürünlerinin tercih edildiği görüldü. Tercih edilme nedenlerine bakıldığında, geleneksel fırçalama yöntemine göre ellerde, çatlak, sıyrık gibi komplikasyonların daha az olduğu, hatta hiç görülmediği, zaman tasarrufu yarattığı ve kısa sürede antibakteriyel etkisinin görüldüğü bildirilmektedir. Son yıllarda yapılan deneysel çalışmalarda tırnakların ve ellerin antiseptik bir solüsyonla fırçalanmasının cerrahi dekontaminasyonda yararının olmadığı, bu nedenle el kuruyana kadar ovulmasının yeterli olduğu, alkol bazlı el yıkama ürünlerinden en etkili olanın ise, klorheksidin glukonat olduğunu belirtilmektedir. Cerrahi el yıkamada kullanılan antiseptiklerin etkinliği, cerrahi el yıkama tekniği ve kullanılan örneklem grubuna göre farklılık göstermektedir.
Sonuç: Cerrahi el antisepsisinin sağlanması cerrahi alan enfeksiyonların önlenmesinde en önemli ilkelerden biridir. Cerrahi el yıkama solüsyonlarının etkinliği ve birinin diğerine göre tercih edilme durumu hala tartışmalı bir konu olarak güncelliğini koruduğu görülmektedir. Bu nedenle, bu konu ile ilgili randomize kontrollü deneysel çalışmaların farklı örneklem grubunda tekrarlanmasının uygun olduğu düşünülmektedir.
Objective: Hand antisepsis has an important place in the prevention of surgical site infections. In this review, we aimed to systematically examine the studies on the comparison between the efficiency of surgical hand washing method and the antiseptics being used.
Methods: Between August 2009 and September 2014, 23,450 studies which were published were screened. The databases of “EBSCO”, “Pubmed”, “Medline”, “Cochrane Library”, “Science Direct,” “Google Academic” and “ULAKBIM” were screened by using the keywords “Surgical hand washing” “comparison of surgical hand scrubbing solutions” and “operating room”. Among the acquired studies, only 14 randomized-controlled (RC) and experimental articles were examined. These articles were given in a chronological order containing the authors, years, titles, objectives, samples, methods, findings, discussions and conclusions.
Results: Considering the findings that were acquired according to this systematic examination, we observed that majority of studies preferred alcohol-based washing products instead of traditional hand washing products (scrubbing with a soap or a povidone iodine), as traditional methods causes less and even no complications such as hand cracks and scrapes, saves time and, above all, it shows an antibacterial effect in a short time. Recent experimental studies suggest that scrubbing fingernails and hands with an antiseptic solution has no use in surgical decontamination; thus, it is sufficient to scrub until the hand dries and the most efficient alcohol-based hand washing product is chlorhexidine gluconate. Efficiency of antiseptics used in surgical hand washing differs according to the technique of surgical hand washing and the sample group being used.
Conclusion: Procurement of surgical hand antisepsis is one of the most important principles in preventing the surgical site infections. Efficiency and preference of surgical hand washing solutions is still a disputable issue. Thus, it is recommended to repeat relevant randomized-controlled and experimental studies in a different sample group.



 

Search






 
Copyright © 2018 International Journal of Antisepsis Disinfection Sterilization, All Rights Reserved.